19 Haziran 2012 Salı

"HER RENK" MANYAKLIĞI - VOL.5


yazın vazgeçilmezleri :)
lacivert-beyaz
kırmızı-siyah

AQUA LIFE

Genelde Kuşadasında su parkı günü yapacaksak tercihimiz hep Adaland olurdu. En son Aqua Fantasy e nezaman geldiğimizi hatırlamıyorum bile ama bu sefer internetten aldığımız indirimli biletlerimizle buraya geldik. Ben görmeyeli epey büyümüş gelişmiş ama hakkını yemeyeyim. Adaland kadar olmasada. :)
Bu arada normal yüzme havuzunu beğenmedim derinlik olarak tatmin edici değil açıkçası fakat havuza kurdukları bar olayı başarılı diyebilirim.


Sinemcimle ben geçmiş bizden modlarında havuz kenarında bir yandan kitap okuyup bir yandan lak lak ederken bizimkilerin hadi ama hadi ama baskılarıyla zar zor kalktık yerimizden.
Maviyle başladık cümbür cemaat. Eh fena değildi işte :)
Adranelini pek sevmeyen ben ve Sinem için çokta iyi bir başlangıç değildi açıkçası.
Bizimkilerde bizim aksimize coştular gün boyunca o kaykaydan bu kaykaya derken denemedikleri kalmadı.


Soldaki dörtlü mavi bizimkilerin en favorisi oldu.
Kim daha önde bitirecek hurraaaa :)

kaybediş :)



Gelelim vukuatlara...
bizimkiler çok hainler, bizde bildiğin saf :)
şu beyaza dediler ki neymiş aile kaydırağıymış.
4 kişi binebiliyorsun.
dedim ki en yüksekteki kaydırak aile kaydırağı mı olurmuş falan fıstık
çalışanlarda katılmış bizimkilere kandırdılar bizi, bindik...
hayatım gözlerimin önünden geçti vol.1 olduk :)
uçuşa geçtik resmen ben kapattım gözlerimi sinemcimin sesler gitti çığlık atmaktan.
Fenaaa...
hayatım gözlerimin önünden geçti vol.2
ortadaki açık mavi ve koyu mavili olanla devam etti. Yetmedi çektiklerimiz, kandırıldık yine inandık.
ben bu seferde dedim yok bu tehlikeli file var tepesinde binmemde binmeeem.
bindim :)
Sefgülüste çakal önce biz binelim deyip atladı hemen bota.
İki bölüm var 90 derece dik açı hoooop iniyoruz aşağıya
koptum bittim mahvoldum :)
iner inmez nasıl bağırıyorum sineeeeeem binmee binme
herkes duymuş yukarda bizimki heyecandan duymamış aşağıya indiğinde
bembeyaz olmuştu.
15 dk kadar gelemedi kendine.
Adranelin severler için harika bir deneyim
amaa :)

Neyse şoklar falan neysede iş güç koşturmaca derken sezonu açtık hayırlısıyla :)
Darısı açamayanlara :)




18 Haziran 2012 Pazartesi

CANIM BABAM

Hafta sonu şehir dışında olduğumdan ve
yazma fırsatı bulamadığımdan şimdi yazabiliyorum
canım babama dair yazımı.
bu babalar gününü 1 hafta önceden kutladık seninle
bu seferlik böyle olsun ne diyelim :)


"Sen varsan eğer yanımda gözüm kapalı dalarım ben her şeye"
Sonsuz güven...


Sen varsan başka hiçbir şeye yada kimseye ihtiyacım yok (annem hariç tabi ^ ^ :)
Nasılsa babam halleder...
Eee babam yapar...
Babam bilir... :)
On parmağında on marifet,
hayatımdaki en değerlim canım benim.

Hatırlıyorum...
 babam gitar çalarken ben de çalmaya çalışırdım boyumdan büyük gitarı,beceremezdim :)
babam ava giderdi ben de tuttururdum avcıyım ben de diye,
o oynuyor diye ben de basketbol oynadım :)
hatta o kadar ki yaş 6 civarı, bir gün o sigara içerken ben de içeceğim diye tutturmuştum :)
Öyle bir azar işitmiştim ki oooff offf bir daha sigara mı aslaa
kısacası
babam ne yapsa ben de yapardım.

Bir gün balığa giderken ben de geleceğim diye tutturdum yine,
aldı beni de yanına dünyada benden mutlusu yok artık,
beni nehirde karşıya geçirirken yağına oltanın iğnesi batmış, eğilip çıkarsa ben omzundayım suya düşeceğim, tabi farkında değilim o zaman hiçbir şeyin, karşıya geçinceye kadar gıkını çıkarmamış benim "canım" , beni sağlama alınca oturmuş çıkarmış anca ayağına batan oltanın iğnesini.
Acısını siz düşünün artık
Hala ne zaman bu olayı anlatsa babam içim sızlar.
Nasıl öderim ben senin, annemin hakkını...



Çocukken adı üstünde çocuğuz işte annemin sevdiği ne varsa kırıverirdik hep. Hep kardeşim kırar kabak benim başıma patlardı. Bir gün yine böyle bir kırık vak'ası sırasında kardeşim annemin en sevdiği kristal meyveliğini kırıverdi. Odada sehpanın üzerindeydi en son gördüğümde sonra bir baktım yok olmuş yerde birkaç parçaya ayrılmış :)
çocukluk işte topladım hemen babam yapar dedim süper babam benim :)
Ne de olsa her şeyi yapabilir babam.
Benim kahramanım o
hayır kırık kalsa ne olacak sanki annem vuracak mı bizi işte kendi kendimize heyecan yaratıyoruz. Topladım parçaları babam gelene kadar sakladım, gelincede gizli saklı gösterdim.
Canım ya biz üzülmeyelim diye hiç üşenmedi tek tek yapıştırdı onu sonra hiçbirşey olmamış gibi koyduk yerine. Güya annemde hiç anlamadı.. :)
Ne güzel günlerdi o zamanlar
canlarım benim sizleri çok ama çok seviyorum.
canım kardeşim seni de çok seviyorum.
Hayatımda olduğunuz için ve beni dünyaya getirdiğiniz için çok şanslı olduğumu biliyorum.
Her zaman beraber olmak dileğiyle...

11 Haziran 2012 Pazartesi

ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ :)

I.
benim kuzucuklara teeee kıştan kalma sinema sözüm vardı
yoğunluktan anca vakit bulup gidebildik işte.
ama önce aç karınlarımızı doyuralım :)
 sonra "Pamuk Prenses ve Avcı"
sinema yetmedi birazda alışveriş 


II.
mini mini birlerimiz gösteriler  yaptı okuma bayramlarında

bizde en az onlar kadar şendik :)

eğlendik...
şarkı söyledik...
halay çektik...
güldük...

III.
son günler diye habire pozlar verdik
 şımardık...
sınıfımızdan ayrılamadık :)
jenga da oynadık :)
yendik yenildik...


kolumuzu da kırdık :(

 ama doğru yolu da bulduk :)
bu arada Emrecim koyu fenerlidir ben bunu yazarken malum not  haftası gıkını çıkaramadı :)

şarkı söyleyip 
konser verdik ...

keplerimizi fırlattık :)
eski günlerime dönüp ben de kep-cüppe giydim :)
 
büyükler mezun olurda minnacık anasınıfımız mezuniyet yapmaz mı :)

ve herşey bittiğinde ...
hala yılmayıp ayaktaydık :) 
sonra oturduk ve baktık halimize
^ ^
1 eğitim öğretim yılını da böylece devirmiş olduk :)
sevgiler...

"HER RENK" MANYAKLIĞI - VOL.4


 midi etekleeeeer :)
tabiki de tek renk değil
^ _ ^

EMPATİ

Seninde oldu mu hiç doğa karşısında kendini çaresiz hissettiğin.
Elinden hiçbir şey gelmediği yada gelemeyeceği, hiçbir şey yapamayacağın. 
Bugün uzun bir aradan sonra yine hissettim ben bu duyguyu.
Muğla'da 6.1 şiddetinde gerçekleşen depremle gelen
çaresizlik, acizlik.
( ki hafta sonu Nazilli'deydim depremin asıl etkisi bile değildi hissettiğim )
düşünsene o an yapabileceğin hiçbir şey yok,
sadece uygun bir yer bulup kendini korumaya çalışabilirsin
gerisi...?
Şans, kader
Her neyse!
Ya birebir yaşayanlar o depremi???

9 Haziran 2012 Cumartesi

"HER RENK" MANYAKLIĞI - VOL.3

Okul için kurtarıcılarım benim bu tarz kıyafetler. Askılı malum giyemiyoruz okulda.
Askılı kıyafetlerin üstüne giyiveriyorum ben de bunları :)



siyah ve beyaz
vazgeçilmezlerim

8 Haziran 2012 Cuma

"HER RENK" MANYAKLIĞI - VOL.2

Bunlarda işte daha önce yayınladığım yazımda da bahsettiğim mayaklığımın
başka bir örneği kısa atletler :)
geçen sene pazardan almıştım bunları yazın evde dışarda pek bir rahat ettirmiştiler beni :)

biri beni durdursuuuuuun :)

6 Haziran 2012 Çarşamba

SÜRPRİZ HEDİYELERİM

hafta sonu ablacığımla dolanırken yok orası yok burası,
hediyelik birşeyler bakıyorduk
"ayyy çok tatlılar" dedim geçtim ben
sonra mağazadan çıkarken bir baktım ablacım hediye alıvermiş bana :)
sürpriz oldu :)



5 Haziran 2012 Salı

"HER RENK" MANYAKLIĞI - VOL.1


Dün Nimo'nun bloğunda okuduğum bir yazıyla "her renk" manyaklığına dair bir dizi yazı yazmamın güzel olabileceğini düşündüm. Neden derseniz aşağıda da göreceğiniz üzere öyle manyakça bir huyum var ki benim eğer bir şeyi beğenip aldıysam ve heleki rahat ettiysem aman aman evlerden uzak böyle her rengini almak zorundayım  hissine kapılıyorum.
Nasıl bir ruh haliyse artık :)
Sonra git gel mağazayı yol ediniyorum. Nedense o aralar hep işim o tarafa düşüyor,
aaaa bir bakıyorum bir renk daha katıyorum renkler arasına :)
Acaba bunun bir açıklaması var mıdır desem
açgözlülük gibi gelebilir ama yok değildir ya :)
ama kesin bir hastalık bu
karar verdim ben.

Mesela bu uzun atletler yapıştı resmen üzerime.
Uzun olması ayrıca bir rahatlık veriyor insan oturup kalkarken iyi oluyor :)
Hatta elbise niyetine sahilde kullanılabilir bile :)

Dün bunlar 6 renkti
sonra benim yolum şans bu ya düştü bir yerlere
sonra bir baktım ki .... 


Oldu mu sana 7 renk :)